Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vizyon 100 İstanbul Zirvesi’nde Türkiye’nin küresel ekonomide ‘bağlantı noktası’ olduğunu belirtti. Küresel değişimler, ekonomik dönüşümler ve Türkiye’nin direnci ele alındı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Vizyon 100 İstanbul Zirvesi’nde yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisinin küresel bağlantı noktası konumunu vurguladı. Yılmaz, küresel ekonominin köklü bir değişim sürecinden geçtiğini ve bu dönüşümün doğru okunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Zirvede “Küresel Ekonominin Geleceği” temasının önemine değinen Yılmaz, mevcut küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihi bir eşikte olunduğunu ifade etti. Jeopolitik gerilimler, yapay zeka, iklim değişikliği ve demografik dönüşüm gibi faktörlerin ekonomik yapıyı etkilediğini söyledi.
Yılmaz, son altı yılda küresel ekonominin ardışık şoklarla karşılaştığını hatırlatarak, pandemi ve jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açtığını aktardı. Bu durumun enerji ve gıda güvenliğini ön plana çıkardığını ve küresel enflasyonist baskıları artırdığını belirtti.
Türkiye’nin enerji ithalatçısı olmasına rağmen arz problemi yaşamadığını vurgulayan Yılmaz, son 23 yılda yapılan yatırımlarla tedarik sisteminin çeşitlendirildiğini ve depolama kapasitesinin artırıldığını söyledi. “En pahalı enerji olmayan enerjidir” diyerek, fiyat etkisinin yaşandığını ancak tedarik güvencesinin sağlandığını belirtti.
Küresel büyüme oranlarının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini kaydeden Yılmaz, 2000-2019 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,7 olan küresel büyümenin, 2020-2025 döneminde yüzde 3 civarına gerilediğini aktardı. Mal ve hizmet ticaretindeki büyüme hızının da benzer şekilde azaldığını ifade etti.
Yılmaz, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları, ulaşım maliyetleri ve finansal piyasalar üzerinde etkisini hissettirdiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükselttiğini, güvenlik risklerinin ise sigorta primleri ve navlun maliyetlerini artırdığını söyledi.
Türkiye’nin bu süreçte makroekonomik ve finansal istikrarını güçlendirerek dış şoklara karşı direncini artırdığını belirten Yılmaz, uygulanan ekonomi programı sayesinde ekonominin dayanıklılığını ispatladığını ifade etti. 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 35 büyüme gerçekleştirdiğini açıkladı.
Yılmaz, Türkiye’nin Dünya Bankası sınıflandırmasına göre orta gelirli ülkeler liginden yüksek gelirli ülkeler ligine adım attığını ve kişi başı gelirin 18 bin doları aştığını kaydetti. Bu durumun, Türkiye’nin küresel dalgalanmalara rağmen büyüme kapasitesini koruduğunu gösterdiğini belirtti.
Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alan, dinamik ve büyüyen bir ekonomi olarak ‘dünyanın bağlantı noktası’ konumunda olduğunu vurgulayan Yılmaz, ülkenin bölgesinde bir istikrar adası ve güvenli liman vasfı taşıdığını söyledi. Diplomasinin her zaman önceliklendirildiğini ve Türkiye’nin bu ateş çemberinden korunarak istikrarlı gelişiminin sağlandığını ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı ile üretim ve ihracat odaklı firmalar için rekabetçi bir vergi yapısı oluşturulacağını bildirdi. İhracat yapan imalatçı firmalar için kurumlar vergisinin indirileceğini ve Türkiye’nin küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Transit ticaret ve hizmetler alanında da yeni düzenlemelerle Türkiye’nin yatırımcılar için cazip bir merkez olması amaçlanıyor.
Flash İzmir, İzmir ve Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap