Türk bilim insanları, lityum iyon pil atıklarından kobalt sülfür gibi değerli maddeleri geri kazanmak için yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem, hem çevresel sorunu çözmeyi hem de ülke ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor.
Elektrikli araçlar ve taşınabilir elektronik cihazların yaygınlaşmasıyla artan lityum iyon pil atığı sorunu, çevre ve ekonomi için yeni zorluklar doğuruyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) raporlarına göre, 2025’te yaklaşık 900 bin ton, 2030’da ise 11 milyon ton lityum iyon pilin atık haline geleceği öngörülüyor.
Bu küresel soruna çözüm olarak, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kimya Metalurji Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Metin Gençten, Doç. Dr. Burak Birol ve Dr. Sezgin Yaşa, kullanılmış lityum iyon pillerden kobalt sülfür başta olmak üzere değerli maddelerin geri kazanılmasını sağlayan yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen bu yöntem, atık bertarafının ötesinde yeniden üretime odaklanıyor.
Geliştirilen yöntemde, kullanılmış pillerden elde edilen katot malzemesi kimyasal işlemlerle işlenerek kobalt sülfür ve diğer değerli maddeler geri kazanılıyor. Bu geri kazanılan malzeme, enerji depolama sistemlerinden sensör teknolojilerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip.
Araştırmacılar, bu yöntemle hem çevreye zarar veren atık yükünü azaltmayı hem de sanayi için kritik öneme sahip bir hammadde üretmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, geri dönüşüm süreçlerini bir maliyet kaleminden çıkarıp ekonomik bir fırsata dönüştürüyor.
Yöntem, Türkiye’nin çevre teknolojileri ve sürdürülebilir üretim alanındaki potansiyelini gösterirken, lityum iyon pil atıkları konusundaki küresel sorunlara yenilikçi bir çözüm modeli sunuyor.
Prof. Dr. Metin Gençten, geliştirdikleri yöntemin temel çıkış noktalarından birinin yıllık ortaya çıkan devasa atık miktarı olduğunu belirtti. Gençten, “Şu anda halihazırda her yıl yaklaşık 1 milyon ton civarı lityum iyon pil atığı ortaya çıkıyor” dedi.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla gelecekte bu atık miktarının daha da artacağına dikkat çeken Gençten, bu atıkların bir kaynak olarak yeniden birincil kullanım amacıyla değerlendirilip değerlendirilmeyeceği üzerine çalıştıklarını ifade etti. Nikel Manganez Kobalt (NMC) ve Lityum Demir Fosfat (LFP) pillerden katot aktif maddesini ve anot bileşeninde kullanılan grafiti geri kazanıp sentezlediklerini belirtti.
Gençten, yaptıkları çalışmanın ülke ekonomisine büyük katkı sağlayabileceğini vurgulayarak, “Lityum kritik bir kaynak, her ülkede çıkan bir metal değil. Dolayısıyla biz buradaki atığı bir kaynak olarak düşünüyoruz” dedi. Lityum, nikel, mangan, kobalt gibi bileşenlerin yeniden ekonomiye kazandırılmasının önemine işaret etti.
Atık pillerin içerisindeki malzemelerin yüksek saflık oranına sahip olduğunu belirten Gençten, bu metallerin etkin bir şekilde geri dönüştürülmesinin ülke ekonomisine önemli bir kaynak kazandırılması anlamına geldiğini söyledi. Elektrikli araç bataryalarındaki yaklaşık 10 kilogram lityum, 40-50 kilogram mangan, nikel, kobalt ve 50-100 kilogram grafit gibi bileşenlerin geri kazanılmasıyla dışa bağımlılığın ortadan kaldırılabileceğini ekledi.
Doç. Dr. Burak Birol ise şehir madenciliği olarak adlandırılan bu uygulamanın, normal madenciliğe kıyasla daha az enerjiyle ve daha yüksek saflıkta üretim imkanı sunduğunu belirtti. Bataryalardaki değerli metallerin geri dönüşümle tekrar üretilmesiyle ham maddenin ülke içinde tutulacağını ve daha ucuz, yüksek kalitede üretim yapılabileceğini ifade etti.
Birol, sıfır atık yaklaşımının önemine değinerek, çevreye zararlı olan atık bataryaların geri dönüşümünün, zararı engellemek için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Flash İzmir, İzmir ve Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap