SON DAKİKA
--:--:--
Ekonomi

OECD’den Türkiye’ye Kritik Minerallerde Önemli Rol Vurgusu

OECD Direktörü Carlos Jansen, kritik minerallerdeki yoğunlaşma ve Türkiye’nin potansiyeline dikkat çekerek, tedarik zinciri risklerini ve çeşitlendirmenin önemini vurguladı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
OECD’den Türkiye’ye Kritik Minerallerde Önemli Rol Vurgusu

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Ticaret ve Tarım Direktörü Carlos Jansen, küresel kritik mineraller piyasasındaki yoğunlaşma ve Türkiye’nin bu alandaki potansiyeline dikkat çekti. Jansen, enerji dönüşümünün kritik minerallere olan talebi artırdığını ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların önemli bir sorun teşkil ettiğini belirtti.

Jansen, yeşil dönüşüm yatırımlarının artmasıyla kritik minerallerin öneminin daha görünür hale geldiğini vurguladı. Bu durumun, ihracat kısıtlamaları ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların daha fazla öne çıkmasına neden olduğunu söyledi. Kritik minerallerin tedarikinde çeşitlendirmenin temel unsur olduğunu belirten Jansen, bazı pazarlarda ham madde veya işleme aşamasında aşırı yoğunlaşma yaşandığını, bunun da piyasa bozulmalarına ve erişim engellemelerine yol açabileceğini ifade etti.

Tedarik Zincirlerinde Yoğunlaşma ve Riskler

OECD Direktörü Jansen, kritik mineraller tedarikindeki yoğunlaşmanın iki temel risk barındırdığını açıkladı. Birincisi, yüksek yoğunlaşmanın piyasa doğasını bozarak normal fiyat oluşumunu engellemesi ve yeni oyuncuların piyasaya girmesini zorlaştırmasıdır. İkincisi ise baskın konumdaki aktörlerin ürünlere erişimi engelleme potansiyelidir. OECD’nin, madencilik veya işleme projelerine finansman sağlanarak çeşitlendirmenin artırılmasının öneminin farkında olduğunu ve bu alanda ihracat kredileri düzenlemesi çerçevesinde çalıştığını belirtti.

Jansen, OECD’nin kritik minerallere yönelik ihracat kısıtlamalarına ilişkin raporuna da değinerek, 15 yıldır süregelen artış eğiliminin endişe verici olduğunu söyledi. Bu durumun, çok taraflı ticaret sistemi açısından olumsuz bir gelişme olduğunu ve ihracat yasakları gibi en ağır kısıtlamaların son yıllarda hızla arttığını ekledi.

Sektöre yatırımın uzun vadeli bir süreç olduğunu ve kârlılığın anlaşılmasının zaman aldığını belirten Jansen, projelerin hayata geçirilmesinin, özellikle madencilikte, ürünün yer altından çıkarılıp satılabilir hale gelmesinin uzun sürdüğünü ifade etti. İşleme aşamasında ise teknoloji ve sermaye yatırımı gerekliliğine işaret etti. Yatırımcıların getiri beklentileri ve piyasa koşulları hakkında bilgi sahibi olmak istediğini, ancak yoğunlaşmış ve rekabetçi olmayan piyasalarda riskin daha yüksek olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Kritik Minerallerdeki Potansiyeli

Carlos Jansen, Türkiye’nin kritik mineraller alanında önemli bir aktör olduğunu ve bor gibi ürünlerin tedarikçisi konumunda bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin nadir toprak elementlerinde de önemli rezervlere sahip olduğunu ve daha fazla yatırım yapılarak çeşitlendirme sürecinde rol üstlenebileceğini söyledi. Coğrafi konumu sayesinde Asya, Afrika ve Avrupa arasındaki lojistik ve transit geçişleri kolaylaştırma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin OECD’nin ihracat kredileri düzenlemesinin de bir üyesi olduğunu hatırlatan Jansen, bu çerçevede söz hakkı bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin kritik ham maddeler alanında ihracat kısıtlaması uygulamadığına dair raporlarının da bunu doğruladığını belirtti. Küresel piyasalara entegre bir ülke olarak Türkiye’nin bu alanda daha büyük bir rol oynama potansiyelinin mevcut olduğunu değerlendirdi.

Jansen, İstanbul’da düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumu’nun, üyeler ve diğer ülkeler arasındaki koordinasyon ve istişareyi güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu alanda aktif rol aldığını ve farklı aktörleri bir araya getirdiğini belirterek, yatırım projelerinin finansmanı konusunda Türkiye’nin üstlenebileceği rollere işaret etti.

OECD Kritik Ham Maddelere İlişkin İhracat Kısıtlamaları Envanteri 2026 raporuna göre, 2009-2024 döneminde ihracat kısıtlamaları yaklaşık beş kat arttı. 2024’te artış hızı yavaşlasa da kısıtlamalar tarihsel olarak yüksek seviyelerde kaldı. Bu dönemde, özellikle Afrika ve Asya’daki gelişmekte olan ekonomilerde bu tür önlemlerin yaygınlaştığı görüldü.

Enerji dönüşümü, dijitalleşme ve savunma sanayisi için kritik öneme sahip ham maddelere yönelik küresel talep artarken, arzın sınırlı sayıda ülke ve üreticide yoğunlaşması dikkat çekiyor. Kobalt, lityum ve nikelde en büyük üç üretici küresel üretimin üçte ikisinden fazlasını, nadir toprak elementlerinde ise yaklaşık yüzde 90’ını karşılıyor. Bu durum, tedarik zincirlerindeki kırılganlığı artırarak ihracat kısıtlamaları gibi ticaret politikası araçlarının daha sık kullanılmasına zemin hazırlıyor.

Yorum Yap

Benzer Haberler

Tümü
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Yeni Su Yılı Mesajını Paylaştı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Yeni Su Yılı Mesajını Paylaştı
Ticaret Bakanı Bolat Birleşik Krallık ile Ticaret Hedeflerini Görüştü
Ticaret Bakanı Bolat Birleşik Krallık ile Ticaret Hedeflerini Görüştü
Kayseri Kırsal Kalkınma Projesi 3. Faz Stratejik Planları Değerlendirildi
Kayseri Kırsal Kalkınma Projesi 3. Faz Stratejik Planları Değerlendirildi
Kars ve Bingöl Tarımında Doğa Temelli Çözümler Dönemi Başlıyor
Kars ve Bingöl Tarımında Doğa Temelli Çözümler Dönemi Başlıyor
Türkiye ve Irak Enerji İş Birliğini Stratejik Boyuta Taşıyor
Türkiye ve Irak Enerji İş Birliğini Stratejik Boyuta Taşıyor
Bakan Yumaklı Rusya Temaslarını Değerlendirdi Gıda Arzı Güvende
Bakan Yumaklı Rusya Temaslarını Değerlendirdi Gıda Arzı Güvende
Haberin Doğru Adresi
Flash İzmir

Flash İzmir, İzmir ve Ege Bölgesi başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.

2026 Flashizmir.com.tr © Tüm hakları saklıdır.