Kültürel Mirasta Kapsayıcılık: Erişimden Katılıma Yeni Bir Yaklaşım
TÜBA’nın iNCLUSION kitabı, kültürel mirasta kapsayıcılığı erişimden katılıma taşıyan bilimsel yaklaşımları ve uygulama örneklerini bir araya getiriyor.
- Adminİzmir
- 3 dakikada okunur

TÜBA tarafından yayımlanan “iNCLUSION in the Cultural Heritage Sector” başlıklı eser, kültürel mirasın herkes için erişilebilir ve katılıma açık hâle getirilmesine yönelik bilimsel yaklaşımları, uluslararası örnekleri ve uygulama modellerini bir araya getiriyor. Kitap, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ile Doç. Dr. Kevser Çınar’ın editörlüğünde hazırlandı.
Yayın, kapsayıcılığı yalnızca fiziksel erişim koşullarıyla sınırlamıyor. Engelli bireylerin ve kültürel yaşama katılımda güçlük yaşayan grupların deneyimleri, temsili ve karar alma süreçleri de çalışmanın merkezinde yer alıyor. Kültürel miras araştırmacılarının, müze yöneticilerinin, eğitimcilerin, mimarların, şehir plancılarının ve kamu politikaları alanında çalışanların başvurabileceği kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.
Farklı Disiplinler Bir Arada
TÜBA koordinasyonunda yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus+ programı tarafından ortak finanse edilen iNCLUSION projesinin bilimsel çıktıları arasında yer alan çalışma, yükseköğretim öğrencilerinin engelli bireylere yönelik dönüştürücü kültürel deneyimler oluşturma kapasitelerini geliştirmeyi amaçlıyor. Uluslararası araştırmacıların ve farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla hazırlanan kitapta kültürel miras turizmi, müzecilik, eğitim, mimarlık, iletişim, dijital beşerî bilimler ve kamu politikaları kapsayıcılık ekseninde bir araya getiriliyor.
Bölümlerde kuramsal tartışmaların yanı sıra literatür incelemeleri, kurumsal deneyimler ve saha çalışmalarına dayanan değerlendirmeler yer alıyor.
Görme Engelliler İçin Dokunsal Sergilerden Çok Duyulu Müzelere
Eserde kültürel miras turizminde erişilebilirlik, teknolojinin kapsayıcı deneyimlerdeki rolü, kültür kurumlarında katılım, dijital hikâye anlatıcılığı ve kapsayıcı eğitim gibi konular ele alınıyor. Görme engelli bireyler için dokunsal tezhip ve hat sergilerinden çok duyulu müze tasarımına, oyun temelli erişilebilirlik yaklaşımlarından çocukların kültürel mirasla buluşturulmasına kadar farklı uygulamalar inceleniyor.
Kitap ayrıca evrensel tasarımla öğrenme, kapsayıcı yükseköğretim, tarihî kent merkezlerinde sürdürülebilir ulaşım, göç ve aidiyet ilişkisi ile kültürel peyzajlarda dışlanma gibi başlıklara da yer veriyor. Bu çeşitlilik, kapsayıcılığın ulaşım sistemleri, kurumların çalışma biçimleri, kültürel anlatılar ve hangi toplulukların hafızasına yer verildiği ile de ilişkili olduğunu gösteriyor.
Erişimden Etkin Katılıma
Kitabın sunuş yazısında TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, kültürel mirası ortak hafızanın, kimliğin, öğrenmenin ve toplumsal katılımın alanı olarak tanımlıyor. Şeker’e göre mirasın değeri, herkesin ona erişebilmesi, yorumlayabilmesi ve katkıda bulunabilmesiyle güçleniyor.
Şeker, kapsayıcılığın yalnızca sosyal adalet meselesi olmadığını, aynı zamanda bilimsel ve kurumsal bir sorumluluk taşıdığını vurguluyor. Ona göre kültürel miras kurumlarının erişilebilirliği, yalnızca mevzuata uyum ya da fiziksel engellerin kaldırılmasıyla değerlendirilemez.
Teknoloji Kendiliğinden Kapsayıcı Değil
Doç. Dr. Kevser Çınar, önsözünde kültürel mirasa erişimin temel bir kültürel hak olduğunu, ancak bunun tek başına kapsayıcılığı sağlamadığını belirtiyor. Çınar’a göre bir müzeye girebilmek ya da dijital bir içeriğe ulaşabilmek, kişinin kültürel anlatılarda temsil edildiği ya da karar süreçlerinde söz sahibi olduğu anlamına gelmiyor.
Çınar, yapay zekâ, sanal ve artırılmış gerçeklik, podcastler ve çok duyulu arayüzlerin erişimi genişletebileceğini ifade ediyor. Buna karşın teknolojinin kendiliğinden kapsayıcı olmadığına dikkat çekiyor. Uygulamaların değeri, nasıl tasarlandıklarına, hangi deneyimleri temsil ettiklerine ve kullanıcıların geliştirme süreçlerine katılıp katılmadıklarına bağlı bulunuyor.


